Saturday, May 17, 2008

Biraz Mavi Biraz Yeşil


En sevdiğim renktir , biraz mavi biraz yeşil . Sabah kalkıp da yüzümü yıkarken , başımı kaldırıp aynaya baktığımda hep gördüğüm renktir . Bu aleme geldim geleli biraz mavi biraz yeşil baktım ben .
Ondandır ; hep yanıbaşımda biraz mavi biraz yeşil olsun isterim .
Mavi , o mavi değil ; Karadeniz Mavisi ...
Hani güneşli bir yaz günü , mümkünse öğleden sonra , dalgasını kumsala vuran Karadeniz'in mavisi .
Yeşil , o yeşil değil ; Karadeniz Yeşili ...
Hani yağmur ormanlarının yeşili var ya ondan . Yani gürgen , kayın , kestane ...
Şimdilerde Batı Karadeniz'e gittiğinizde , özellikle de sahile yakın yerlerde çam ağaçlarını görüyorsunuz . Vaktiyle Orman Bakanlığı'mızın Karadeniz Bölgesi'nin doğal bitki örtüsünü yok edip yerine diktiği , hizaya gelmişcesine sıra sıra dizili çam ağaçlarından oluşan yapay orman alanları ... Neymiş ? Çam ağaçlarının ekonomik değeri daha yüksekmiş . Çocuklarımız onları kesince daha çok kazanacakmış . Gürgen , kayın , kestane para etmezmiş .
Halbuki Karadeniz Bölgesi'nde çam ormanları vardır zaten ; ama yükseklerde , kıyıya yakın değil . Yani amaç çam görmekse , kralı var yüksek Karadeniz tepelerinde !
Öyleyse derdiniz ne ?
Bu sorum , doğal orman alanlarını ekilip biçilen buğday tarlası gibi görenlere ...
Evet , derdiniz ne ?
Doğa kanunlarını yeniden mi yazalım yani ?
Ya da şöyle yapalım isterseniz ... Dağları traşlayalım , sonra da o toprakla Zonguldak açıklarına Palmiye Adası yapalım ... Ne dersiniz ? Fikirse , al sana fikir ...

Derdiniz ne ?

Niye Karadeniz Ormanları'nı Akdeniz Ormanları'na dönüştürmeye çalışıyorsunuz ? Amasra'yı Marmaris yapmak mümkün mü ya da Marmaris'i Amasra ? Akçakoca Datça olabilir mi ya da Datça Akçakoca ?

Annanemin Zonguldak'taki köyünde kestane ormanı vardır .
Evet , kestane ormanı ...!
Siz hiç kestane ağaçlarının gölgesinde yürürken , adım attığınızda "pıt" diye bir ses duyup o sese yöneldiniz mi ? İğneli kalın kabuğuna saklanmış pıtlayan kestaneyi o kabuktan sıyırıp elinize aldınız mı ? Sonra da ince kabuğunu soyup taze , yaş kestane yediniz mi hiç ?

Çam ağaçlarının altında kestane pıtlatamazsınız ...!

2 comments:

Elif said...

Guzellik onemli tabii ama sanirim bu konuya bilimsel bakmayi basaramayan,cunku bilgileri yuzunden degil, iltimas ve mutesekkirlikten dolayi bakanliklara getirilenler, mesela cam agacinin besledigi dogal yasamla,digerlerinin farkli oldugunu,yerli olmayan agac cesidi getirmenin, doganin cok narin dengesini bozacagini, bazi hayvanlari acliktan oldurecegini, agaclarin etrafinda yasayan baska bitkilerin artik yasayamayacagini, yeni agacin getirdigi bocek ve hastaliklara yerli agaclarin dayanamayacagini, vesaire anlamiyorlar.

Para para, iyi guzelde, sonra o orman tamamen yokolunca parayi nereden kazanacaklar?

Merhaba! :o)

www.elifsavas.com/blog

Timur said...

merhaba Elif , hoşgeldin :)

bugün gazetede bir haber vardı .. bir kırlangıç Güney Afrika'dan Kars'a nerdeyse 8000 km yol alarak göç etmiş .. kuşun ayağına taktıkları halka sayesinde onu tanımışlar .. doğa ve içinde barındırdığı yaşam böyle birşey ..
şaşırtıcı ve inanılmaz ..
doğru olan doğal yaşama burnunu sokmamak .. bitki örtüsü için de bu geçerli .. çam ağacında gürgen mantarı olmaz .